Nana ve Hakan Yeni Resimler
Pazartesi, Haziran 30th, 2008Nana ve Hakan Yeni Resimler

Henüz 15 yaşındayken Kral TV’de VJ’lik yapmaya baÅŸlayan, 2007′de katıldığı ‘Best Model’ adlı yarışmada 3. olduktan sonra ise, podyumların ve ekranların aranan yüzlerinden biri haline gelen FatoÅŸ Kabasakal; sunuculukta da, oyunculukta da emin adımlarla ilerliyor. Hayat felsefesinin bir amele gibi çalışıp, kral gibi yaÅŸamak olduÄŸunu belirten Kabasakal, kariyerinin gittikçe parıldamasını, iÅŸine duyduÄŸu aÅŸka borçlu olduÄŸunu söylüyor: “Ben buralara tırnaklarımla kazıyarak, çok çalışarak geldim. BaÅŸkaları gibi skandallarla ya da yaÅŸadığım aÅŸklarla deÄŸil!”
Bazıları Kızacak Ama En Güzel Benim!
Åžu aralar İlhan ÅžeÅŸen’le birlikte ‘Bir EÄŸlence Gecesi’ adlı bir program sunuyorsunuz. Partnerinizle aranız nasıl? AnlaÅŸabiliyor musunuz?Çok iyi kaynaÅŸtık vallahi. Kendisi dünya tatlısı biri. Programımızın amacı oryantallere ve assolistlere yer veren bir konseptle, gazino kültürünü yeniden yaÅŸatmak. Programın içinde ayrıca skeçler de yer alıyor.
Â
ELBETTE ASSOLİST VAR!
 Assolistleri ağırladığınızı söylediniz. Biliyorsunuz bu çok tartışılan bir konu. Sizce Türkiye’de assolist var mı?
Var tabii. Sibel Can, Muazzez Ersoy, Muazzez Abacı ve Emel Sayın var mesela. İlk programımıza assolist olarak Muazzez Abacı konuk olmuştu. Alt kadroda ise Fatih Ürek, Bülent Serttaş, Oryantal Reyhan, Komedi Dans Üçlüsü ve Revü grubu vardı. Her hafta farklı bir assolisti ağırlayacağız. Assolistlik dönemlerini özleyenler ya da gazinolar kapandığı için assolistlik yapamayanlar için çok iyi bir program olacak.
Sunuculuk anlamında kendinizi nerede görüyorsunuz?
Şu an hiç bir yerde değilim. Kendimi yükseklerde görmüyorum. Sadece hedeflerime doğru ilerlediğimi düşünüyorum. Üstelik iyi bir yoldayım. Bu programla, her şey benim için çok daha iyi olacak. Herkes ne kadar yetenekli olduğumu görecek. Ama bu, benim için bir basamak değil. Şu ana kadar hep riskli işleri kabul ettim. Çok şükür; Allah da beni utandırmadı.
 Oyunculuk da yapıyorsunuz. Sınırlarınız var mı bu işte?
Benim de kendime göre bazı sınırlarım var. Oyunculuk çok farklı bir dünya benim için. İçimde ne kadar çok insan barındırıyormuşum meğer. Bu durumu oyunculuk sayesinde keşfettim. Kural koymak kişiye bağlıdır. Bu benim kendi kişisel düşüncem. Oyuncu gerektiği yerde kendi kurallarını koymalıdır bence. Sonuçta, herkes her rolü oynayacak diye bir kaide yok.
ESETİKLİLERE GÜLÜYORUM!
 Kendinizi nasıl bir kadın olarak tanımlıyorsunuz?
Zeki, hoşgörülü, pozitif ve çok çalışkan bir kadın olarak.
 Peki ya güzel buluyor musunuz kendinizi? En çok nerenizi beğeniyorsunuz mesela?
Fiziğime ve diksiyonuma gerçekten çok güveniyorum. Aynaya baktığımda kendimde hiçbir sorun görmüyorum. Bu sözüm bazılarını kızdıracak biliyorum ama bence en güzel benim! Etrafa bakıyorum da; herkes kendini resmen sıfırdan yaratıyor. Dudaklarına ve her yerlerine silikon taktırıp, kaşlarını kaldırtıyorlar. Suratlarında kesinlikle doğal bir ifade yok. Onları görünce gerçekten çok gülüyorum. Çünkü ameliyat masasından kalkmaya fırsat bile bulamıyorlar. Benimse hiçbir yerime neşter değmedi bugüne kadar. Birçok isimden hem fizik olarak, hem de yüz olarak çok daha güzel olduğumu düşünüyorum. Benim kimseden eksiğim yok, aksine fazlam var! Diğerlerine göre fiziksel açıdan da, diksiyon açısından da çok daha iyiyim bence! Elbette bu piyasadaki herkes iş yapacak ama bir de tercih edilme konusu var. Ben bugüne kadar bana gelen tekliflerin çoğunda kalite aradım. İsmimi kalite ile yan yana yazdırmayı hedefledim ve de başardım. Şimdi de, bu hareketimin meyvelerini yemekle meşgulüm.
BeÄŸenmediÄŸiniz bir tek yeriniz bile yok mu?
Megalomanlık gibi algılanmasını istemem ama Allah’a çok şükür her yerimi beÄŸeniyorum.
Â
Şu anda yaşadığınız bir ilişki var mı?
Çok uzun zamandır hayatımda kimse yok. Tek sevgilim var; o da iÅŸim. Yeni birini de açıkçası düşünmüyorum. Amele gibi çalışıp kral gibi yaÅŸayacağım, hayat felsefem bu. Ama karşıma ‘Romeo’ gibi biri çıkar da aklımı başımdan alırsa, o zaman düşünebilirim. Zor bir kadınım ve zor bir erkeÄŸin benimle yapabilmesi çok zor. Ayrıca benim güven problemim var. İstanbul gibi bir ÅŸehirde yaşıyoruz ve insanların ne kadar güvenilmez olduÄŸunu görüyoruz. O yüzden de kimseleri yanıma yaklaÅŸtırmıyorum.
AŞKIM İŞİM!
Â
Oyunculuk sizin için bu kadar önemli mi?
Oyunculuk dışarıdan bakınca çok kolay gözükse de, çok zor bir meslek. Kameranın karşısına geçince; yaÅŸadığın her ÅŸeyi bir kenara bırakıp, bambaÅŸka bir karaktere dönüşüyorsun. Bazen çekimler çok uzun saatler sürüyor. Hiç durmadan zor ÅŸartlar altında çalışmam gerekiyor. Gerçekten büyük bir emek ve özveri istiyor. OyunculuÄŸu tabiri caizse büyük bir aÅŸkla yapıyorum.Â
Â
Magazin programı sunan biri olarak, magazine bakış açınız nasıl?
Magazinle neredeyse hiç ilgim yok. İşim gereği okur, takip ederim ama o kadar. Yaşamıma çok dikkat ederim. Oldukça sade bir hayatım var ve özel hayat özelde kalmalı diye düşünüyorum.
“Skandallarla gündeme gelen, sözde şöhretli kadınlar sayesinde bu piyasada varım. Sayelerinde ön plana çıkmam kolay oldu. Hepsine geçmiÅŸ olsun” demiÅŸsiniz…Dedim ve sözümün arkasındayım. Bugünlere gelmem kolay olmadı. Tırnaklarımla kazıyarak, bazen hiç uyumadan setlerde çalışarak iÅŸimi elde ettim. AÅŸk haberleriyle ya da skandallarla deÄŸil…Â
Â
Bugüne kadar birçok dizi teklifi almanıza raÄŸmen, neden hala devam eden ‘Bez Bebek’ adlı dizide rol almayı tercih ettiniz? Neydi sizi çeken?Öncelikle çocuklara hitap eden bir iÅŸ olması ve naif, sıcacık hikayesi beni çok etkiledi. Ayrıca ÅŸu ana kadar hiç kötü bir karakteri oynamamıştım. Ayrıca kötüyü oynasam da çocuklar beni seviyor. Benim için deÄŸiÅŸik bir tecrübe olacağını düşündüm. Benim canlandırdığım ‘Simge’, dizinin kötü karakteri. Ama buna raÄŸmen, çocuklar beni çok seviyorlar.
 Siz de çocukları çok seviyor olmalısınız…
Evet hayattaki en güzel şey çocuktur bence. Çocuksuz hayat çiçeksiz bir bahçe gibidir. Benim iki tane yeğenim var ve onlara adeta tapıyorum. İnşallah, en kısa zamanda benim de çocuklarım olur.
Bez Bebek 42. Bölüm Fragmanı Sezeon Finali